Kinky Pera, Aggressivo ve Domatees

Aggressivo, Kink Pera ve Domatees harika tasarımlarla ilgi çeken t-shirt markaları. Sizi onlarla tanıştırmak istedik.

Kinky Pera: Ne insanlar ne de semboller küs kalmamalı

Kinky Pera yeni bir marka. Sade, vurucu, ilgi çekici bir çizgileri var. İki kişinin sırtladığı Kinky Pera markasını Başar Baykan ‘dan dinledik. Onları takipte kalın, pişman olmayacaksınız.

10341865_664980246926755_1583060015423395422_nTers haçın içinde çiçekler olan bir tshirtünüz var. Genelde ters haçın yanında kuru kafalar ya da kanlı görseller görüyoruz. “Floral Cross” ise basit ama etkileyici bir tasarıma sahip. Ürünlerinizin tasarımını kaç kişi yapıyor?

Kinky Pera kataloğunu şu an iki kişilik bir ekip hazırlıyor… Merkez ve çevreye ait farklı simge ve sembolleri bir araya getirmek onları birbiriyle konuşturmak büyük bir zevk bizim için. Evet, merkezden bakacak olursak, ters haç sert bir simge ancak bir grubu, inancı ve müziği temsil gücü de var. Bu küçük dünya artık steril, homojen olanı değil melez olanı seviyor. Ne insanlar ne de semboller birbiriyle küs kalmamalı, konuşmalı. Kısacası televizyonlarda okul kitapların da tanımlanan renksiz yekpare “toplumu” bir çember varsayarsak, bu çemberin dışından bir ters haç ve çemberin merkezinden bir demet çiçek.

Kendinizi “gerçek ghetto” markası olarak tanımlıyorsunuz. Sizin için nedir kinky peraghetto?

Biz her insanın içinde bir ghetto (bir mahrumiyet bölgesi) olduğunu düşünüyoruz. Farklı sebeplerden dolayı hayatlarımızda mahrumiyet alanları oluşuyor. Biz de dışarıda kalanlarla içeride olanları bir araya getirmeyi seviyoruz. Bunu yaparken de ghettonun sahici, doğrudan, uyumsuz ve hesapsız tavrından etkileniyoruz. Ghettonun sahip olduğu bütün olumsuzluklara rağmen kendini ifade etme kendini merkeze kabul ettirme ruhunu seviyoruz. Bu bakımdan mekandan daha çok bir ruh ve tavır olarak gerçek bir ghetto markası olduğumuzu söyleyebiliriz.

Türkiye’de son yıllarda özgün tshirtler üreten irili ufaklı markaların sayısı arttı. Bu güzel bir şey. Ama sanki tshirt basmak biraz moda oldu. İnsanlar yapıyorlar sonra devamını getiremiyorlar ve bırakıyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

İnsanlar sevdikleri işi yapmak istiyorlar o yüzden iş bilen bilmeyen birçok insan farklı alanlarda denemeler yapıyor. Bankacılar istifa edip kafe açıyorlar Kinky Pera markası bu tarz bir proje değildir. Biz günlük geçici hevesler peşinde bir marka değiliz. Tavrı ve duruşu olan bir marka olma çabasındayız. Yaptığımız işi seviyoruz, saygı gösteriyoruz ve çok çalışıyoruz.

10509765_493863164081077_5706669709192671774_n-500x500

 Aggressivo: Deneyimlerimizi kıyafetlere yansıtıyoruz

Daha önce de sayfalarımıza konuk ettiğimiz Aggressivo o günden bugüne kreasyonunu daha da genişletti. Onlar sadece Türkiye’de değil dünyada da meydana gelen tribün olaylarını tasarımlarla yansıtıyorlar. Yeni tasarımlarını ve markanın e-bilete olan yaklaşımını Uğur Okay’la konuştuk.

Speziale Libero tshirt’ünüzün hikayesi nedir?

Speziale libero aslına bakarsanız tam olarak bize ait bir hikaye değil. Ama bizim hikayemiz de olabilirdi. İtalya’da yaşanan tribün olaylarında polis terörü sonucu doğan bir hikaye. Bir anda popüler olması ise Napoli tribün liderinin bu tshirtü giymesinden başlıyor.Diğer ürünlerimiz de olduğu gibi hikayesi olan bu üründe tüm taraftarlarca benimsendi. Bu da renklerin farklı olsa da aynı yoldan gittiğimizin göstergesidir.

agressivo2Siz yaptığınız işi tribün modası olarak tanımlıyorsunuz. Sizin maçları stattan takip ettiğinizi, yağmur çamur demeden yıllardır deplasmanlara gittiğinizi biliyorum. Peki bu elektronik bilet konusunda ne düşünüyorsunuz?

Evet, bizim işimiz tribünlerde yaşanan hikayelerle başladı ve devam ediyor. E-bilet ile ilgili düşüncemiz ise çok açık biz bu uygulamayı tanımıyoruz. E-bilet, Passolig veya adı ne olursa olsun bu uygulamanın olduğu hiç bir organizasyonda bulunmayacağız.

İnsanların sevdası uğruna emek harcadığı bir yerde potansiyel suçlu muamelesine maruz kalmak bizim yüreğimizi acıtıyor. Futbol maçlarında olmayacağız ama amatör branşlarda sevdamızın peşinden koşacağız.

Aggressivo sizin tek işiniz mi, hayatınızı buradan mı kazanıyorsunuz?

Aggressivo’ya sadece para kazanacak bir iş olarak bakmıyoruz. Biz deneyimlerimizi ve tribüncülerin isteklerini kıyafetlere yansıtıyoruz. Bu ürünlerden edinilen kazancın büyük bir kısmı tribün ve organizasyonlara harcanıyor. Geriye kalan kısım ise hayatımıza devam etmemizi sağlıyor. Asıl amacımız ise bu markayı Türkiye’nin de dışına taşımak. Özellikle Avrupa tribüncülerin tarzını yakalayıp onlara da hitap etmek. Bunun için adımlar atılmaya başladık.

domatees

Domatees: T-shirtlerin üzerinden ki kuru kafalardan, bıçaklardan, rujlardan, kadın bacaklarından bıktık

İki sevgilinin kurduğu Domatees   kısa bir süre önce sebze ve meyve çizimlerinden oluşan bol vitaminli kreasyonlarını yayınladı. Domatees’in hikayesini, yaşadıklarını Reha Kahraman ve Dilara İlter’den dinledik.

Sizin tshirtleri bastırmak için bankadan kredi çektiğinizi duymuştum doğru mu?

Şöyle ki ağa, paşa çocuğu değilseniz banka hesabınızdaki bakiyeyle “ben iş kuruyorum” demeniz kolay değil. Biz de başlarken bir miktar paraya ihtiyaç duyduk. İlk önce sağımızdan solumuzdan istedik ama olmadı. Oysa fikrimizi çok iyi buluyorduk. Hollywood filmlerindeki gibi birisi çıkacaktı, yüzbinlerce lira verecekti ve biz de parlayıp uçacak markamızı zirveye çıkaracaktık. Böyle de olmadı. Kimsenin girişimciye sempatisi yokmuş ülkede. Hatta “aman bunlar büyürler” diye korkularından üzerinize bile basabilirlermiş. Zor yoldan öğrendik. krediye başvurduk ve başlangıç için biraz para aldık. Sonra ufaktan ufaktan hikaye başladı.

domatess2İnsanların size olan yaklaşımından çok çekmiş gibisiniz…

Domatees’i geçtiğimiz sene kurduk. Tasarımlar, hoşumuza giden güzel fikirler. T-shirtün yanında farklı sürprizler, web siteleri, sosyal medya hesapları, kumaşlar, atölyeler derken bir dünya işin içine girmiş bulduk kendimizi. Karar vermek çok kısa sürmüş olsa da üretim süreci bir o kadar sancılı geçti. Anladık ki bu memlekette tokat yemeden bir iş yapmak öyle kolay değilmiş. Adam gibi iş yapmaktansa herkes bizi soymaya çalıştı. Pırıl pırıl iki sevgili hayalimizi kime anlattıysak yüzünü buruşturup “o işler öyle kolay değil” diyerek heves kırdı. Ama düşe kalka işlerimizi hallettik. T-shirtlerimizi görücüye çıkardık. Önümüzdeki haftalarda internet sitemizden satışa başlayacağız.

İlk ürünleriniz “vejeteryan kreasyonu” meyve ve sebzelerden oluşuyor. Bu fikir aklınıza nereden geldi, çok mu sağlıklı besleniyorsunuz?

T-shirtlerin üzerinden ki kuru kafalardan, bıçaklardan, rujlardan, kadın bacaklarından bıktık. Moda dediğimiz şeyin sürekli değiştiğini bilsek de neden hala toprağa dönmediğini merak ettik. Gün içinde birçok kez karşımıza çıkan domatesin, limonun, muzun neden bir tasarım figurü olamadığını düşündük. Ve karar verdik ki bitkiler de üzerinden marka yaratmaya yetecek kadar COOL şeylerdi. Çocukluğu sabah akşam sebze meyve yiyerek, semt pazarlarında annesini kaybederek geçen bir neslin üyeleri olarak bu değerin bir modaya dönüştürebileceğini düşündük ve “Veggies To Wear” dedik. Zaten yemeyi içmeyi de seviyoruz. Sonra da tasarladığımız her modeli bir sebzeyle veya meyveyle ilişkilendirdik.

https://tr-tr.facebook.com/Domatees

http://www.aggressivo.org/

http://kinkypera.com/

Ali Mert Alan

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir