Redd: En güzel albümümüz bu oldu

12920296_10153599437452831_7965631459809714160_n

Uzun bir aranın ardından ‘Mükemmel Boşluk’ isimli yeni albümünü dinleyicilerle buluşturan Redd, ilgiyi fazlasıyla hak ediyor. Dışarıdaki dünyanın fenalıklarından ve dış dünyadan uzak bir albüm yayımlayan ve “Bu dünyanın kurtarıcısı ya da panzehiri değiliz” diyen grupla bir araya geldik. Albümlerini ve yeni çalışmalarını konuştuk.

Albümün adı ‘Mükemmel Boşluk’. Peki, siz bu boşluğun neresinde yer alıyorsunuz?

Güneş Duru: Bizim biçim vererek oluşturduğumuz boşluğu anlamlı kılacak olan dinleyici, zamanda kaplayacağı yer ve yaratacağı anlam olacak.

Albümle ilgili olarak  “Dışarıdaki dünyanın fenalıklarından ve dış dünyadan uzak” diyorsunuz ama iç dünyanızda da şarkı sözlerinize bakınca fırtınalar kopuyor gibi… 

Doğan: Evet çünkü kendimizi düşünmeyi unuttuğumuz gibi, kendimize karşı dürüst olmayı da unuttuk uzunca bir süredir. Her şeyimizi adeta avatarlarımızın ardından yaşıyoruz. İçimize attığımız şeyleri ertelemek ve onlara hak ettikleri ilgiyi göstermemek bir süre sonra travmalara neden oluyor. Dış dünyayı yaşamaktan, başkaları için üzülmekten, empati kurmaktan iç dünyalarımızı unuttuk. Toplum olarak travmatik, vicdansız ve mutsuz bir hale geldik. Biz böyle mutsuz ve güçsüz olursak bununla beslenen dışımızdaki dünya için daha fazla üzüleceğiz. Yani, fırtınaların kopması her zaman kötü olarak düşünülmemeli, yeni başlangıçlar için gerekli.

Albümde öne çıkan, dinlediğin zaman bağımlılık yapan çok fazla şarkı var. Sizin için en özel şarkı hangisi ve neden?

Doğan: Bu albümdeki şarkıları onlarca şarkılık bir listeden eleyerek, bir bütünlük çerçevesinde 12 şarkıya düşürdük. Bu nedenle her biri özel ve önemli. Dahası bu sanıyorum yaptığımız en özel, en güzel albüm oldu.

Son albümünüz çoğunlukla iyi tepkiler aldı. Sizi en çok şaşırtan dinleyici yorumu ne oldu?

Berke Özgümüş: Çok büyük ölçüde iyi eleştiriler aldık. Yine de “Nerede eski Redd, albüm daha çok Radiohead gibi olmuş” şeklinde yorumlar da okuduk. Bilmeyenlere Radiohead dünyada alternatif müziğe yeni yönler vermiş, yüzlerce grubun ortaya çıkmasına neden olmuş bir grup.

Doğan Duru: Bence en önemlisi daha çok ne yaptığımız ve tam olarak ne anlattığımızın böylesine kısa bir sürede anlaşılmış olması… Demek ki bizler gibi düşünen pek çok kişinin dilinin ucundaymışız.

Gruptan ayrılan elemanlar oldu ve bu süreç biraz gürültüde kopardı. Sonrasında yola üç kişi devam etme kararı aldınız. Bu gelişmeler kayıt sürecinde motivasyonunuzu ne yönde etkiledi?

Doğan: Gürültü koparmak güzel bir ifade… Gruptan ayrılan iki arkadaş kendilerinin olmadığı durumda Redd’in de olmayacağı inancıyla Redd dağıldı başlığıyla bir bildiri yayımladılar. Üstelik bizim haberimiz olmadan grubun resmi hesaplarından… Yetmedi gerçekdışı talep ve iddialarla bizi mahkemeye verip hem Redd’e hem de bize zarar verdiler.

Güneş: Dünyada pek çok örneği olan bu talebin hukuki bir karşılığı yok. Yine de her duruşmada Redd adını kimse kullanmasın talebini yinelemekten sıkılmadılar.

Doğan: Bir yandan bunlarla uğraşırken bir yandan da yeni albüme konsantre olmak elbette güçtü. Ancak kapılarımızı etrafımızda ve Türkiye’de olan tüm fenalıklara kapatarak albüme konsantre olduk. Ve Mükemmel Boşluk ortaya çıktı. Aslında Mükemmel Boşluk ihtiyacımız olan, yarattığımız, başkalarının gürültüsünden arındırılmış, sadece kendi iç sesimize odaklandığımız bir boşluk bu bağlamda. Katıldığınız bir televizyon programında  “Hayat ve kafalar değişiyor, bizde değişiyoruz. Bu müziğimize de yansıyor” demiştiniz. Redd 12 yıllık bir grup.

İlk günden bugüne kafa yapısı olarak sizde neler değişti?

Doğan: Zaman değişiyor, müziğin nasıl dinlendiği nerede dinlendiği de teknolojiyle birlikte değişiyor. Yeni müzikler ortaya çıkıyor, eskilere ilişkin daha çok şey keşfediyorsunuz. Ortam, ülke, dünya değişiyor. Özetle beslendiğiniz her şey değişirken sizin müzikal olarak yerinizde saymanız mümkün değil. Tabii Türkiye’de olduğu gibi “Nasıl olsa satıyor” diye bilinçli olarak aynı ezber ve zamanda kalmayı tercih ediyorsanız her şey aynı kalıyor.

Berke: Dünyadaki hatırı sayılır müzik gruplarının on yıllık zaman diliminde sürekli aynı şeyleri yaptığı pek az örnek var. Bu değişim bir yerden bir yere dönmek değil, evrilerek gelişmek anlamına gelmeli.

12670526_10153575738362831_8886007568699352665_nSiz müzik piyasasında üç maymunu oynamayan gruplardan birisiniz. Türkiye’deki müzik sektörü, organizasyonlar, sponsorlar gibi konularda sözünüzü sakınmıyorsunuz, sizi rahatsız eden çok şey var. Sizin konuyla ilgili çözüm önerileriniz neler?   

Güneş: Biz pek çok şey söyledik. Fikirlerimizi sanat içi eleştiri kültürünün gelişmesinin dinleyiciye de fayda sağlayacağını söyledik. Bu durumun ne yazık ki çok fazla karşılığı yok.  Ülkemizde sanatçı özgün ve yeni içerikler üretmek yerine ünlü olmak ve zengin olmaya odaklı. Bu nedenle her şey tüketen odaklı tasarlanıyor. Biz bu dünyanın kurtarıcısı ya da panzehiri değiliz, sadece gördüklerimizi söylüyoruz o kadar.

Berke: Youtube izlenmelerinden sahte sosyal medya kullanıcısına kadar pek çok tuhaf şey yapılıyor ve bu gayet normalmiş gibi bir algı yaratıyor. Bir nevi hırsızlık, diğerlerinin emeklerine saygısızlık… Kendini üst sırada görmek adına yapılan bu haksız hâl bize anlaşılır gelmiyor. Hesap kitap yapmak ve sahtecilik bu işin doğasında olmamalı.

Ali Mert Alan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir