Francis Kurkdjian: Üretkenliğimin kaynağı beynimden geliyor, burnumdan değil

filhakikat_Francis Kurkdjian Üretkenliğimin kaynağı beynimden geliyor, burnumdan değil

Koku dünyasında saygın bir yere sahip olan Fransız parfümör Francis Kurkdjian, “Le Male” parfümüyle şöhreti yakaladı. Tasarladığı her parfümle dikkatleri üzerine çekmeyi başaran parfümör, 2009 senesinde “Maison Francis Kurkdjian” adıyla kendi markasını kurdu ve her geçen yıl çıtayı yükseltti. Biz de parfüm dünyasının yıldız ismiyle keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Parfümörlük ilgi alanınıza küçük yaşlarda girmiş. O günleri sizden dinleyebilir miyiz?

Ne büyük şans ki beni küçük yaşlarda sanat ve zanaat dünyasına yönlendirebilecek anne babam ve büyük babalarım vardı. Ama gerçek devrimimi 14 yaşımdayken bir Fransız dergisinde okuduğum parfümörlerle ilgili makaleyle yaşadım.

Makalede sizi bu denli çarpan ayrıntı neydi?

İkonik aktris Catherine Deneuve ve aktör Yves Montand’ın uzak bir Venezuela adasında parfümer rollerini oynadığı “Le Sauvage” adlı filmi izledim, çok sevdim. Hâlâ ara sıra açıp izlerim. Üstüne makaleyi de okuyunca Parfüm tasarlayan bir modacı olmadığını fark ettim. Sahnelerin arkasında başka insanlar vardı ve bu insanlar çok özel bir hediyeye sahipti. Çok etkilendim ve bu zanaata âşık oldum. Aileme parfümer olmak istediğimi söyledim. Derinlerde bir yerde bunun mesleğim olacağını biliyordum.

Maison Francis Kurkdjian etiketi taşıyan parfümleri kokladığımda öncelikle aynı şeyi düşünüyorum. Doğal, temiz ve saf. Bir koku tasarlarken kafanızdan neler geçiyor?

Üretim safhası, iki adımda yapılıyor. İlk önce farklı kokuları kafamın içinde bir araya getiriyorum. Kurallarım yok ve kendimi sınırlamayı sevmiyorum. Kafamda ismini belirlemeden, kokuyu yapamam. Kelimeler benim için çok önemli. Yankılanırlar, onların kendi ritmleri ve müzikleri vardır. Ne yapacağım ve duygularımla nereye gideceğim konusunda çok net bir fikrim olduğunda formülü oluşturmak için laboratuvara gidiyorum.

Burnunuzu 4 milyon euro’ya sigortalattığınız doğru mu? 

Doğru. Burnum sigortalı olmalı ki hem kendimi hem de şirketimi koruyabileyim. Ancak önemli olan yaratıcılığım ve öngörüm. Çünkü üretkenliğimin kaynağı beynimden geliyor, burnumdan değil.

20’li yaşlardan beri parfüm dünyasının yıldızısınız ve büyük markalar için tasarladığını parfümler çok ilgi gördü. Jean Paul Gaultier için tasarladığınız “Le Male” hâlâ büyük ilgi görüyor…

“Le Male”i ilk yarattığımda henüz parfüm okulundan yeni mezun olmuş 25 yaşında bir gençtim. Le Male, Avrupa’nın bütün marketlerinde Fransa’da 30 yıldır en iyi satan olan Eau Sauvage’ın önüne geçti. Gerçekten tabuları yıkan bir koku
oldu. Bu çok büyük bir başarıydı.

filhakikat_Francis Kurkdjian Üretkenliğimin kaynağı beynimden geliyor, burnumdan değil225 yaşında parfüm dünyasında tüm gözleri üzerinize çekmeniz sonraki işleriniz adına bir baskı oluşturdu mu?

Le Male’in bu denli ilgi görmesi ve konuşulmam güzeldi ama o dönem hepsinden korktum. Bu korkuyu atlatabilmem biraz zamanımı aldı. Bu muazzam başlangıç sonrasında birkaç başarısızlık yaşadım. Fakat başarısızlıkların üstesinden gelmek sizi daha güçlü kılıyor. Sonrasında 3,5 yıl kadar New York’a gittim ve dönmeden önce ikinci büyük başarım olan Elizabeth Arden ile Green Tea’yi yarattık. Bugün 20 yılı aşkın bir süredir iş hayatındayım ve Burberry, Elie Saab, Nina Ricci, Dior gibi birçok farklı moda markasıyla çalışma fırsatım oldu. İş tecrübelerimde bu çeşitliliğe ihtiyacım var, bu yüzden kendi parfümüm için ve diğer markalar için çalışmaktan haz duyuyorum.

Markanızla çok üretkensiniz. Hızınıza yetişmek çok zor… Kısa aralıklarla yeni parfümler çıkartıyorsunuz. Yoğun çalıştığınızı düşünüyorum. Bir günününüz nasıl geçiyor?

Belli bir rutinim yok. Yaptığım işin büyüsü de burada. Kendi markam haricinde Burberry, Elie Saab, Nina Ricci gibi diğer markalarla işbirliği yapmaya devam ediyorum. Bu da beni yeterince meşgul ediyor. Birçok farklı alanda pek çok işin üstesinden gelmek zorundayım. Genellikle sabah erken saatlerde maillerimi kontrol ederek güne başlarım. Eğer Paris’teysem ruh halime ve ilhamıma bağlı olarak sabahları laboratuvara giderim. Eğer modum iyiyse bütün gün kalabilirim. Bir yaratılışın ortasındaysam, işi tamamlamak ve odaklanmak için uzun saatler harcarım.

Ali Mert Alan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir