Deniz Sağdıç: Sergi malzemelerimi çöplerden topladım

filhakikat_Deniz Sağdıç Sergi malzemelerimi çöplerden topladımSanata dair pek çok projede karşımıza çıkan Deniz Sağdıç, beş Suriyeli beş Türk sanatçının eserlerinin yer aldığı ‘Birlikte-Together’ isimli bir sergiye imza attı. Biz de bu sergi vesilesiyle Sağdıç’ın Üsküdar’da bulunan ve oldukça sıra dışı bir hikâyesi olan atölyesinin kapısını çaldık.

Beş Türk ve beş Suriyeli ressamla birlikte ortak çalışmalarınız yer aldığı ‘Birlikte- Together’ isimli sergi şu an sanatseverlerin ziyaretine açık. Bu sergi için bir araya geldiğinizde Suriyeli sanatçılarla neler konuştunuz, paylaştınız? 

‘Birlikte/Together’ çalıştayını on gün boyunca açık olarak, yani sanatseverlerin de ziyaretine açık şekilde Uniq Galeri’de gerçekleştirdik. Bu çalışma benim için oldukça heyecanlı, keyifli ve bir o kadar da duygusal bir deneyimdi. Daha önce de birçok kez uluslararası sanatçılarla ortak projelerde yer almıştım ama bu çalıştayın ruhu bambaşkaydı.

Bu sergiyi sizin için bambaşka kılan ne?

Söz konusu beş Suriyeli sanatçı alıştığımız projelerde olduğu gibi ülkelerinden bu proje için davet edilmemişlerdi. Onlar zorunlu bir göç nedeniyle zaten ülkemizdelerdi. Bu durum projenin ruhunu, misyonunu bambaşka bir hale getirdi. Yani biz Türk sanatçılar sadece proje çerçevesinde değil, her anlamda ev sahibiydik. Bu sanatçılar milyonlarca diğer vatandaşlar gibi türlü dramlar barındıran sebeplerle ülkemizde misafirler. Ev sahibi kavramında mülkiyetle ilgili bir anlam da vardır, oranın sahibi olmayla ilgili… Böyle bir durumda sahiplik söz konusu olabilir mi? Bu insanlara kim geçici ziyaretçiler olarak bakabilir. Hele Suriye gibi yüzlerce yıllık tarihi bağlara sahip olduğumuz bir kültürün insanlarına… Ben bu proje sayesinde bir kez daha kültürümüze, geleneklerimize, insanımızın yaşama, insana bakışına âşık oldum…

Suriyeli sanatçılar Türkçe bilmiyormuş ve çok azı İngilizce konuşuyormuş. Peki, onlarla nasıl iletişim kurabildiniz?

Biz anlaşmakta, birlikte çalışmakta ve dost olmakta sıkıntı yaşamadık. Çünkü sanat, her yerde sanattır. Kendi malzemesinden, fırçasından, boyasından başka bir şeye gerek kalmaz. O her yerde kendi dilinde konuşabilir ve o dil çok yumuşaktır, duygusaldır, sevgi doludur. Çünkü o dil direkt insandır. Sınır, ırk, parti, ideoloji, ten rengi değildir. Tüm bunları deneyimlemek, yeniden hatırlamak her şeye bedeldi.

filhakikat_Deniz Sağdıç Sergi malzemelerimi çöplerden topladım2Çalışmalarınızda kullandığınız pek çok nesneyi sokaktan topluyorsunuz değil mi? 

Evet, ‘Ready-ReMade’ ismini verdiğim son serimde buluntu malzemeleri kullandım. İsminden de anlaşılacağı gibi hazır buluntu nesnelere sanatın klasik dokunuşlarıyla müdahale ediyordum. Bu malzemeleri çöplerden, terk edildikleri sokak köşelerinden topladım… Aslında ben bu malzemeleri devralmışım gibi düşünüyorum, terk edildikleri noktadan sonra yaşamalarına devam etmelerini sağlıyorum. Tıpkı bahsettiğim Mahmut Sümer’in hayallerini ya da malzemelerini yaşatmaya devam ettiğim gibi…

Atölyenizin sıra dışı bir hikâyesi olduğunu duyduk. Sizden önce burayı kullanan kişi de ressammış galiba…

Evet, atölyemde daha önce Mahmut Sümer isimli bir ressam yaşıyormuş. Kendisi atölye olarak yine binanın bulunduğu sokakta bulunan bir dükkânı kullanıyormuş. En büyük hayali yaşlandığı zaman yaşadığı evi atölyeye dönüştürerek Boğaz manzarasına karşı resimler yapmakmış. Maalesef kendisi erken denilebilecek yaşlarda vefat ettiği için bu hayalini gerçekleştirememiş. Onun hayalini gerçekleştirmek bana nasip oldu. Ben de atölyemin kapısına ressam yazısını astım. Bu yazı beni ve Mahmut Sümer’i temsil ediyor.

Ali Mert Alan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir