Cash Flow: Haksızlığın döndüğü bu dünyada öfke her insanın içinde olmalı

_DSC5001

‘Hayata Küstüm’ isimli ilk albümünü  2007 yılında çıkaran Cash Flow, albümün ardından internet üzerinden yayınladığı ve çeşitli müzisyenlerle beraber kaydettiği  şarkılarla dinleyicileriyle buluştu. Uzun yılların ardından da bandrollü albümü‘Gayrı Meşhur’ ile geri döndü.  Cash Flow,  yeni  albümünde politik ve toplumsal olayları, iki yüzlü insanları ve din sömürüsü yapanları şarkı sözleriyle nişan alıyor.  Bizde Türkçe rap müziğin eski isimlerinden biri olan Çağdaş Küçükaydın’la yani Cash Flow’la konuştuk. 

İlk albümünüzle,   ‘Gayrı Meşhur’  arasında uzun yıllar var. Bandrollü albüm için neden bu  kadar beklediniz? Bu sürede neler yaptınız?

Sürekli albüm çıkarmak bana göre değil; içindeki üretkenliği öldürüyor. İlk yasal albümüm  “Bir anlık hata” dört yılın birikiminden oluşan şarkıların bir toplamasıydı. Yeni albüm “Gayrı Meşhur” bir yılda hazırlandı ama içinde dört sene önce yazdığım sözler de var. Bu bir tercih meselesi. Ben gezip görüp yaşamayı tercih ettim, isteseydim 10 tane albüm yapardım. Zaten müzikten çok uzak kalmadık. Türkiye’nin bir çok ilinde ve Avrupa’da konserlerimiz oldu. Arada dinleyicilerimizle bir araya gelerek onlara neler yaptığımıza dair ipuçları verdik. Sokaklardan geldim ve hâlâ sokaklardayım.

Şarkı sözlerinizin başrolünde öfke var. Öfkeli, agresif biri misiniz? Yoksa şarkı sözü yazdığınız zaman bunlar mı ortaya çıkıyor?

Şarkılarımda yaşadıklarımın etkisi var.  Sinirli bir insan olduğum doğrudur ama sadece haksızlığa uğradığım zaman bunu insanlara yansıtırım ya da canım yandığı zaman. Onun dışında genelde sakinimdir. Bu kadar haksızlığın ve ahlâksızlığın döndüğü bu dünyada öfke her insanın içinde olmalı bence.  Bu öfkemi rap müzik sayesinde kontrol ediyorum. Bunu kendi adıma bir piskoterapi olarak görüyorum ama bu soruyu cevaplarken bile beni kızdıran bir şeyler aklıma geliyor.

‘Yaşadıklarım beni sinirli bir adam yaptı’ dediniz. Neler yaşadınız?

Haksızlığa karşı tahammülüm yok ve içinde bulunduğumuz sistem haksızlıklar üzerine kurulmuş. İnsanların samimiyetine ve adaletine güvenim kalmadı. Bunlar bir insanı sinirli yapmaya yeter diye düşünüyorum. Onun dışında farklı şehirlerde farklı insanlarla tecrübelerim oldu, rap yaparken de buralardan beslendim, çevremde benim gibi sıkıntılı zamanlar geçiren arkadaşlarımız oldu.  Kısa bir dönem yurt dışında kaçak hayatı yaşadım, vefat eden arkadaşlarımızın da ruhu şad olsun. Sıkıntılı hayatlara sürüklenen insanlarda tanıdık tecrübe etmemize vesile olan bir çok durum oldu. Pişmanlık duyacağım şeyler yapmamaya özen gösteriyorum. Sakin halimi daha çok seviyorum.

 

digital coverYıllar önce yaptığınız ‘Hayata Küstüm’ şarkısı çok ses getirmişti. O dönem arabesk rap adına çok fazla isim yoktu. Bugün ise arabesk rap akımı oluşmuş durumda. Bu işin öncülerinden biri olarak bu akımı nasıl değerlendiriyorsunuz?

O zamanlarda arabesk rap diye bir saçmalık yoktu. Biz sadece kendi kültürümüzden, kendi ülkemizden bir şeyler katabilmek adına arabesk, oryantal samplelar kullandık ve herkesin kendinden bir şeyler bulduğu şarkılar yazdık. Ama insanımız bunu yanlış anladı.

15 senedir rap yapıyorsunuz.  Türkiye’de rap müziğin gidişatını nasıl  buluyorsunuz?

Eskiye göre gelişimin olduğu bir gerçek. Artık farklı illerden yetenekli MC’ler, gruplar çıkıyor. Rap müzik diğer müzik tarzlarına göre yapması kolay gözüküyor ama iyi rap yapmak o kadar kolay değil. Her önüne gelen rap yapmaya başladı, dinleyici kalamadılar ve dinleyicilerin yaş kitlesi çok düştü. Komedi skeçlerinde güldürü malzemesi olarak  kullanıldığına bile şahit oldum. Ülkemizde ve tüm dünyada zamanla ses ve stil bakımından rap müzik şekil değiştirdi. Bundan çok memnun olduğumu söylemem ama bundan sonra yapacağım şarkılarda çağında gerisinde kalmayı pek düşünmüyorum. Türkçe rapin zamanla daha büyük bütçeli prodüksiyonlara ihtiyacı var.

Rapin tarz değiştirmesinden neden memnun değilsiniz?

Rap müziğin 2000’li yıllardaki halinden çok memnun olmamla alakalı olabilir. Sanki birileri bunu kasıtlı olarak planlayıp yaptı. Kıyafetlerden tutun, alt yapılara kadar kısacası her şey kademe kademe değiştirildi. Güzel işler de çıkıyor tabii. Çok üstün teknikle rap yapan MC’ler var. Teknoloji ve ses ne kadar değişse de underground ruhunu kaybetmemeli diye düşünüyorum.

 

“Ha s*ktirin lan bundan sonra her saçma soru sorana büyüklerimden gördüğüm gibi albüm aldın mı diye soracağım?”  diye bir tweet’inizi okumuştum.  İnsanlar size neler soruyorlar?

İnternete bir iletişim kirliliği söz konusu sokakta yanıma gelip selam vermeye cesareti olmayan insanların abuk subuk mesajlarıyla karşılaşıyoruz. Burada örnek vermek istemiyorum, seviyeyi korumak lazım muhtemelen o tweet’i gereksiz insanlara sinirlenip yazmışımdır.

Bir şarkınızda “Türkçe rape geri dönmem Azrail’in emriydi” diyorsunuz. Ve şarkının devamında oldukça sert cümleler kuruyorsunuz… 

2010 yılında 15 saniye kalbim durdu,  yani kısa süreli bir ölüm yaşadım. O sözü onun için söylemiştim. Olaya rap müzik olarak bakmak istemiyorum. Genel olarak insanların birbirine karşı tahammülleri kalmadı. Toplum olarak psikolojimiz bozuldu diyebilirim.

Ali Mert Alan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir