ABD’nin ‘Kırık Ok’ları ve PR Başarısı (?)

Dönemin İspanya Büyükelçisi Angier Biddle Duke (en sağda)

17 Ocak 1966… Amerika’ya ait B52 bombardıman uçağı, bir yakıt ikmal uçağı ile İspanya hava sahasi içerisinde havada çarpışıyor. Bu çarpışma sonucunda B52 bombardıman uçağındaki 4 hidrojen bombası düşerken, sadece ikisinin paraşütü açılıyor. Diğer iki bombanın yere düşmesi sonrası ise plütonyumları, Endülüs bölgesinde yer alan Palomares kasabasının topraklarına karışıyor. Paraşütü açılan bombaların akıbeti ise daha çok heyecan veriyor (!) dünyaya; Biri sakin sakin yere inmekle kalırken, diğeri ise Akdeniz’in serin sularına karışıyor.

Vice.com haber sitesinde Ameila Abraham’ın haber-röportajına[1] göre, yukarıdaki ve benzeri nedenlerle kaybolan veya infilak eden hidrojen bombalarının yer aldığı olaylar Amerikan hükümeti yetkilileri arasında “Kırık Ok” olarak tanımlanıyor. Amerikan hükümeti ise bugüne kadar sadece 32 hidrojen bombası için “Kırık Ok” itirafında bulundu. İngiliz araştırmacı gazeteci Eric Scholosser’a göreyse sadece 1950’li yıllardaki “Kırık Ok”ların sayısı 100’ü buluyor. Yine Scholosser, 14 Eylül 2010’da The Guardian’daki yazısında[2] değindiği 1970 tarihli bir araştırmaya göre şu vahim bilgileri paylaşıyor bizimle: 1950 ile 1968 arasında bu ve benzeri olaylara karışan “silahların” sayısı en az 1.200…

ABD’den şahane  bir PR çalışması(!)

Gelelim asıl noktaya. Yaşananların ardından Amerika, 32 geminin dahil olduğu 80 günlük bir operasyonun sonunda 4 “kırık ok”tan Akdeniz’de olanı sağ salim çıkarıyor. Sürece dair fotoğraflar Amerikan Deniz Kuvvetleri tarafından hızla uluslararası basın ile paylaşılıyor. Buradaki asıl amaç ise dikkatleri Palomares’e düşen ve inflak eden iki bombadan tamamen uzaklaştırmak. Nihayetinde Amerika hedefine varıyor;  kaybolan tek bomba, Akdeniz’den çıkan hidrojen bombası oluyor dünya basınında. Amerika bununla yetinmeyerek bir adım daha ileri gidiyor ve dönemin İspanya’daki Amerikan büyükelçisi Angier Biddle Duke[3] bombanın çıkarıldığı bölgede yüzerek[4] denizin aslında ne kadar güvenli olduğunu kanıtlıyor. Ve tabiki Büyükelçi Duke’ün Akdeniz’de attığı kulaçların fotoğrafı The New York Times’ın birinci sayfasından tüm Amerika ve dünyaya servis ediliyor.

Palomares’te hayat nasıl devam ediyor?

Dönemin İspanya Büyükelçisi Angier Biddle Duke (Röportaj Veren) - İspanya Dış İşleri Bakanı José Manuel García-Margallo (Büyükelçi'nin sağında)

Dönemin İspanya Büyükelçisi Angier Biddle Duke (Röportaj Veren) – İspanya Dış İşleri Bakanı José Manuel García-Margallo (Büyükelçi’nin sağında)

Paranın gücünün sağlıktan önce geldiği yorumu abartı sayılmaz. Zira bölgede yaşayan varlıklı insanlar, toprak sahipleri, turizm endüstrisinin zenginleri olayın dillendirilmesini, yayılmasını istemiyorlar. Çünkü toprakların sürülmesi, ürünlerin hasat edilmesi için göçmen iş gücüne ihtiyaç var. Ya da çıplak turizmi için en çok tercih edilen tatil bölgelerinden birisi olan Palomares’in bu ününü koruması gerekiyor.

Yaşananlar sonrası ise yaklaşık 10 kilogram plütonyumun toprağa karıştığı, ve plütonyumlu toprağın tamamının olmasa da “büyük” bir kısmının varillere konarak bölgenin “temizlendiği” ve bu varillerin toprağın derinliklerine gömüldüğü biliniyor. Olayın üzerinden geçen 40 yılın ardından toprağın ve bölgenin plütonyumdan ne kadar arındığı bir yana, varillenen plütonyumlu toprakların gömüldüğü bölge de yine bir başka tehdit oluşturuyor. Çünkü Palomaresli bilim insanları İspanya’nın bu ve benzeri atıkları tamamen yok edebilecek ya da güvenli bir şekilde saklayabilecek kabiliyete sahip olmadığını açıkça belirtiyor.[5]

Kağan Konçak – kagan.koncak@gmail.com

 

[1] Remembering the Time America Nuked Spain by Accident: http://www.vice.com/read/photos-from-that-time-america-nuked-spain-by-accident-palomares

[2]Eric Schlosser, Nuclear weapons: an accident waiting to happen: http://www.theguardian.com/world/2013/sep/14/nuclear-weapons-accident-waiting-to-happen

[3]Angier Biddle Duke hakkında: http://www.nytimes.com/1995/05/01/obituaries/angier-biddle-duke-79-an-ambassador-and-scion-of-tobacco-family-has-died.html

[4]The New York Times, 9 Mart 1966, Ana sayfa: http://query.nytimes.com/gst/abstract.html?res=9B07E6D61030EF34BC4153DFB566838D679EDE

[5]Konuyla ilgili 2013 yılında İran kanalı Press TV tarafından yapılan belgesele buradan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=Ch4QTfoSaWY

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir